28 Mart 2016 Pazartesi
27 Mart Dünya Tiyatro Günü Bildirisi
Eğer öyle ise, gerçekten de iddia edildiği gibi öldüyse tiyatro, bugün Dünya Tiyatro gününü kutlamak yerine yasını tutalım tiyatronun…
Oyunları seyretmekten vazgeçip alalım kazmaları, kürekleri elimize ve bir mezar kazalım tiyatroya, şöyle görkemli, geçmişine yakışır bir anıt mezar…
Başta bütün zamanların en iyi yazarı W. Shakespeare olmak üzere bütün oyun yazarlarını, oyunları, oyuncuları, rejisörleri, dekor, kostüm, ışık tasarımcılarını, sahne arkası teknisyenlerini topluca gömelim bu mezara…
Ve hazır elimizdeyken kazmalar, kürekler, tiyatro salonlarını da yıkalım. Yıkamadıklarımızı da çürümeye terk edelim ki oynanmasın içinde seyircinin aklını çelip onları fitneye, fesada teşvik eden oyunlar…
Yerle yeksan olsun daha çok özgürlük, daha çok demokrasi talepleri. Barış ve adalet özlemleri… Merhamet ve vicdan çağrıları, çığlıkları kalsın o enkazın altında ve işitilmesin.
Tiyatro sanatının piri Shakespeare’nin 66. Sonet’inde dediği gibi;
“Çiğnensin inancın en seçkini
Mutluluktan nasibini almasın geniş halk kitleleri
Ayaklar altına alınsın insan onuru
O kız oğlan kız erdem dağlara kaldırılsın
Ezilsin hor görülsün el emeği göz nuru
Ödlekler geçsin başa mertlik bozulsun
Ve korkup dilini bağlasın da sanat
Çılgınlık sahip çıksın düzene
Doğruya doğru diyenin eğriye çıksın adı
Kötüler kadı olsun Yemen’e…”
Mısır’a, Tunus’a, Libya’ya, Suriye’ye.
Yıkılsın yok olsun tiyatroyla birlikte yerel kültürler her ulusun, her etnik grubun kendi değerlerini tiyatronun ortak, evrensel değerleriyle buluşturarak insanlığa sunma ve savunma hakları…
Bir tek, dünyayı bir satranç ustası gibi kendi çıkarlarına göre biçimlendiren egemenlerin tekelindeki o ucuz, sığ ve kof kültür yürütsün hükmünü, televizyonlarda, sinemalarda, kitapçı vitrinlerinde, DVD raflarında.
Popülerin bir narkotik gibi bizi uyuşturup aklımızı başımızdan alan o yapay keyfiyle sermest olup unutalım insanlığın selameti adına unutmamamız gerekenleri.
Unutalım tiyatroyu,
Hayatı…
İnsanı,
Ve insanca olanı unutalım…
Bırakalım kıyametini yaşasın dünya…
Ve kıyametten sonra da dönmeye devam etsin bu mavi gezegen uzayın sonsuz karanlığında..
İçinde, bu kıyamet oyununu anlatacak hiçbir oyuncunun olmadığı hüzünlü bir tiyatro dekoru gibi…
KENAN IŞIK
Sanatçı
13 Mart 2016 Pazar
Bana Mastika'yı Çalsana
Bana Mastika'yı Çalsana şu sıralar Bursa Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosunda izleyenleriyle buluşuyor.
Ayrıca iyi bir müzik ziyafeti çekeceğinizi de söylemek isterim.Ud,klarnet ve kanun eşliğinde İkiçeşmelik'e bir de burdan bakın.
Bana Mastika'yı Çalsana Bursa'da izleyenleriyle buluşuyor.2 perde ve 2 saat 45 dakika süren eserdeki olaylar,İzmir'in çingeneleriyle meşhur olan İkiçeşmelik'te geçiyor.
Oyun içi karakterlerin müzikalleri ve büründükleri roller adeta izleyenleri büyülüyor.12 Eylül döneminde geçen olaylara farklı bir açıdan değinen Bana Mastikayı Çalsana oyunu,kenar bir mahallede herkesin bambaşka hayallerini ve hikayelerini bizlere ustaca hissettiriyor.Kimi kapı komşusuna aşık,kimi hükümetin elinde kayıp kimi sirk düşleriyle yaşıyor.Küçük başrolse büyüyünce çingene olmak istemekte.Fakat tüm bu curcunalı,eğlenceli zamanların ötesinde son sahneye doğru herkesin hayatında kırılmalar oluyor ve en son bir ölümle herşey bitiyor.
Bana Mastikayı Çalsana 'da bana göre en çok dikkat çeken durum,farklılıklar,ten renkleri,dil renkleri,cinsiyetçilik,farklı cinsel tercihler,apayrı görüşlere bakılmaksızın herkesin bir olması gerektiği ve ayrımcılıklara karşı herkesi birey olarak görmenin önemini,üstüne basa basa oyun sonuna kadar haykırmalarıydı.
![]() |
| Bana Mastika'yı Çalsana |
Ayrıca iyi bir müzik ziyafeti çekeceğinizi de söylemek isterim.Ud,klarnet ve kanun eşliğinde İkiçeşmelik'e bir de burdan bakın.
16 Şubat 2016 Salı
Görme ve İşitme Engelliler İçin Tiyatro
İspanyol,tiyatro,sinema,oyun yazarı ve çevirmen Jordi
Galceran Ferrer’i küresel boyutta üne kavuşturan ,2003 yılında kaleme aldığı
kara komedi türündeki “Grönholm Metodu”adlı oyunu,Devlet Tiyatroları Genel
Müdürlüğü’nün yaptığı yazılı açıklamaya göre,Ankara Devlet Tiyatrosu’nda,görme
ve işitme engelli seyirciyisiyle buluşacak.
Devlet Tiyatroları’nın sanatsal faaliyetlerden her kesimden
insanın faydalanması için her türlü desteğe açık olduğunu belirttiği
açıklamada,böyle bir sosyal sorumluluk projesine imza attıkları için gurur
duydukları ifade edildi.
Oyun süresince,görme engellilere verilecek
kulaklıklarla,betimleyici bir şekilde oyunun aktarılacağı,işitme engellilereyse
,işaret diliyle tercüme yapılacağı belirtildi.
“Grönholm Metodu” Oyunu
Sinan Pekinton’un yönettiği tek perdelik oyun,”Yaşamımızı
sürdürmek ve para kazanmak için önem verdiğimiz değerlerden vazgeçebilir miyiz?”düşüncesini
konu alıyor.Bu harika eser,günümüz dünyasında insanların yüzleşmek zorunda
kalıp,net olarak cevaplayamadığı gerçekleri,Ankara’da seyircilerle
buluşturuyor.
11 Şubat 2016 Perşembe
Ankara Komedi Festivali,11 Martta Başlıyor
“En iyi ilaç gülmektir ve bu ilaca herkesin ihtiyacı var” sloganıyla yola koyulan Ankara Komedi Festivali, 11-26 Mart arasında başkentteki sanatseverlerin karşısında olacak.
Yeni komediler ve yeni yetenekler keşfetmeyi, onları kamuoyuna tanıtmayı, bunu yaparken de insanların hayatını zenginleştirmeyi hedefleyen festival, Vedat Özdemiroğlu’ndan Ayşen Gruda’ya birçok sanatçısı, Ferhangi Şeyler’den Marko Paşa Müzikali’ne kadar çeşitli oyunları ağırlayacak.
Festival, 11 Mart’ta Vedat Özdemiroğlu’nun 80 Dakikada Cümle Alem gösterisiyle başlayacak. Marko Paşa Müzikali ile Ayşen Gruda'nın gösterisi 12 Mart’ta, Ali İhsan Varol’un “Etimolojik Cahil Cesareti” gösterisi 20 Mart’ta izlenebilecek. Ferhan Şensoy’un Ferhangi Şeyler oyunu 25 Mart’ta sahnelenirken, festival Cemal Hünal, Neslihan Yeldan, Ruhi Sarı ve Duygu Şen’in rol aldığı “2’si 1 arada” adlı tek perdelik komediyle 26 Mart’ta sona erecek.
Yenimahalle Nâzım Hikmet Kültür Merkezi ve IF Performans Hall gibi farklı mekânlarda sürecek festivalde, bilet fiyatları 20 ila 50 TL arasında değişiyor. Biletler Biletix üzerinden temin edilebilir. Ayrıntılı program festival sayfasında.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




