Böll bu romanında,İkinci Dünya Savaşı ile izni
sona erip de Doğu Cephesine gitmek üzere trene binen ve ölüme doğru gittiğini
bilen genç bir erin,bu yolculuk sırasında savaşla barış,ölümle yaşama,nefret etme ile sevme konularında kendisiyle giriştiği
ruhsal çatışmayı anlatıyor.Cephenin çok yakınlarındaki bir Polonya kentinde
yolculuk son buluyor.Burada,savaşın yoldan çıkardığı genç bir Polonyalı kızla
tanışan delikanlı,savaş içinde bile acıma duygusuna,teselliye,şefkate yer
olduğunu öğreniyor.İki genç insan,bir süre sonra öleceklerini bile bile,birkaç saat için de olsa yaşamaya
dört elle sarılmaya çalışıyorlar.
Böll’ün çoğu eserlerindeki gibi burada da
karanlık bir sona doğru sürüklenen "yüklü" ve "savaşın
yönettiği" insanı buluyoruz.